20 Ağustos 2013 Salı

Veganlığın Yanılgısı





                                                Veganlığın Yanılgısı

Modernizmin olumsuz taraflarına baktığımızda, yüksek ihtimalle karşılaşılacak en olası durumlardan biri de; günümüz dünyasının bir takım fantastik akımları ve ideolojileri olacaktır. Bunun en sıradışı örneklerinden biri de veganlıktır.

"İspanyol bir vegan aktivist" > CLICK
Bu konuyla ilgili hemen söylenmesi gereken bir şey var: vejetaryenlik veganlıktan daha iyidir, buna şüphe yok. Vejetaryenler, et ve et ürünleri tüketen insanlara düşmanca tutumlar sergilemiyorlar, insanlardan nefret etmiyorlar. Ya da kürk giyen insanları sokaklarda görürdüklerinde onları sopalarla dövmüyorlar. Vejetaryenler, hayatlarını bir beslenme kehanetine göre düzenlemiyorlar ve bu çok iyi bir şey. Ama vejetaryenliğin ve ılımlı veganlığın (Lakto Vegan vb.) çok ciddi sorunları var. Birincisi, köktenci veganlığa yataklık etmesi. Bir kere, köktenci veganlardan fazlasıyla endişe etmemiz yerinde olur. Çünkü veganlar, birçok konudaki düşüncelerinin eleştirilmesini bir tabu haline getirmişlerdir. Ve kendilerine saygı duyulmasını isterler. Ve bu saygının yataklığı altında akımlarının gerektirdiği gibi hareket etmeyi temel bir ilke edinmişlerdir. Bu kişiler her sabah vegan olmanın şiddetli bilinciyle uyanırlar. 

Peki, ben et yemeye karşı koyabilir miyim? Aslında yapamam, et yiyorum. Geçmişimin bir bölümünde vejetaryendim, o da yaşadığım bazı trajik, kötü deneyimlerle alakalıydı. Sonra baktım ki yeteri kadar protein alamıyorum, et yemeye başladım. Böylece kendimi daha iyi hissettim. Akıllı, aktif ve fit bir vejetaryen olması özellikle vegan olunması çok zor, en azından benim için. Sentetik et üretimi için çalışılıyor ve hayvan kesimini durdurmak için çalışmalar var. Bunu desteklemeli ve daha gönüllü, ihtiraslı olunmasını sağlayabiliriz. Zaten kendimize yapılmasını istemediğimiz bir şeyi başkasına ya da başka bir canlıya yapmak etik açıdan doğru değil. Hayvanlar öldürülürken dehşete düşersin. Ama bir yandan et yemek insanın varoluş biçimidir. Kısacası zihinsel olarak sağlıklı biri asla hayvanların öldürülmesinin bütünüyle doğru bir şey olduğunu söylemez, ya da birçok hayvanın vahşice, gaddarca, darp edilerek öldürülmesine onay vermez. Bu konuyla ilgili söylenmesi gereken, bilinç sahibi canlılar olan biz insanların, evrimsel geçmişimizde hepçil(hem etçil, hem otçul) bir canlı olarak yaşamımızı sürdürmemizin; tesadüfün yarattığı bir talihsizlik olduğudur. (Hayvanlar açısından) Ancak bilindiği gibi evrim, ileriyi düşünmez. Bu konularda ahlak emsali kesilmek için vegan olunmasına ya da köktenci veganların nasihatlerine gerek yoktur. Hayvan hakları ile ilgili belirgin problemleri normal, aklı başında bir insan kendisi de fark edebilir. 

Bu tuhaf insanların amaçladıkları ise, yalnızca kendi akımlarının gerektirdiği şekillerde, sınırlı ve belirli bir topluluğa seslenmekten ibarettir. Böylece yaptıkları belli eylemlerin belli amaçlara hizmet edeceğini bekleyerek, bu dünyada güvenle hareket etmelerini sağlar. Bu sebeple de doğal olarak toplumsal refahtan ve evrensellikten yoksun bir şekilde hareket ederler. Kendilerini duyarlı ve sanki hassasiyetleri yüksek insanlarmış gibi tanıtırlar, tabi derinlerde büyük bir sosyal duyarsızlıkla birlikte. Dolayısıyla, nükleer facialar, artan çevre kirlenmesi, karbondioksit yoğunlaşması, küresel iklim değişiklikleri ile pek ilgilenmezler. Bu daha önemli doğa fenomenlerinden azade yaşamak, toplumsal duyarlılığın bu ateşli temsilcilerinin içine düştüğü korkunç tutarsızlıkları gözler önüne serer. 

"The Jainists"
Veganlarla ilgili başka büyük bir problem de, veganlıklarının neredeyse köktenci, radikal ve dediğim dedik bir hal almış olmasıdır. Çünkü bu insanlar, kendi veganlıkları ile kör olmuş durumdadırlar. Bu yüzden ben, hayatlarını yalnızca barışseverlikleriyle sınırlamış olan bu iyiliksever olduklarını düşünen insanlara "Jainist" olmalarını öneriyorum. Çünkü Jain köktencilerinin barışseverlikleriyle sınırlanmış bir hayatları vardır, hassasiyetleri öyle fazladır ki bir karıncaya basmamak için yürürken gözlerini yoldan ayırmazlar, içecekleri her yudum suyu bir böceği yutmamak için süzerler, ya da yine onları yanlışlıkla yutmamak uğruna ağızlarını tülbentle kapatırlar, Vejetaryen olduklarını da söylemeye gerek yok herhalde. Mesele burada barışsever olmak ya da görünmek değildir, çünkü bu tarzda insanlar ki vejetaryenler için de aynı şeyi düşünüyorum; yalnızca barışseverlikleriyle sınırladıkları ve yalnızca bu hassasiyet üzerine kurdukları bir hayatı yaşarlar. Bunun sonucu olarak da hayvanları yemenin kötü, acı verici ve vahşice bir eylem olduğunu söylerler, fakat bunu yaparken aynı zamanda insanların çektiği acıya benzer ağrılar yaşadığı bilimsel olarak neredeyse kesin olan yeşil bitki ve türevlerini yemekte de herhangi bir sorun görmezler. (Bitkilerin birçoğu etrafındaki tehlikelere karşı salgıladıkları jasmonik asitler nedeniyle tıpkı insan ağrısına benzer bir ağrı yaşarlar.) Pek yakında öfkeli bitki savunucularından oluşan fantastik, başka bir akım ortaya çıkarsa eğer, buna pek şaşırmamalıyız. Dolayısıyla Jainizm, kendileri için en doğru ve akıllıca bir tercih olacaktır. Tabi eğer; "Hayır, ben veganlıktan mutluyum, bu şekilde köktenci ve dediğim dedik bir tarzda hareket etmek tek yapabileceğim şey" diye bir tepkide bulunabilirler. Cevap olarak da onlara, neden kayalara karşı da etik yükümlülükler hissetmediklerini sorabiliriz. Neden onların acı çekmediklerini düşünüyorlar? Çünkü kayaların acı çekmediğini düşünüyoruz ve eğer akrabalarımız olan primatlara böceklerden daha fazla ilgi gösteriyorsak, bunun nedeni onların daha büyük bir potansiyelde mutluluk ve acı çekme yelpazesine sahip olduğunu düşünüyor olmamızdır. Peki ya böceklerin iç dünyası ile ilgili yanılıyorsak? 

Bu düşüncelere yüksek olasılıkla şiddetle karşı çıkacaklardır ancak bu şekilde de iyimserlikleri ve barışseverlikleri bir anda diplere düşer, ki bu gözü dönmüş kişiler; bu siyasetlerinde asla samimi değiller ve insanlığı düşünmedikleri konusunda kesinlikle şüphe yok. Kendilerinin düzenlediği "Türcü ve Cinsiyetçi İdeolojiler" isimli sunumlarına katılma şansı bulduğumda, birçok analiz yapma şansını da edindim. Veganlık bilincinin onlara getirdiği henüz tanımlayamadığım bir saldırganlık eğilimi mevcut. Diğer yandan insanlara et yemeyin demek de büyük bir saçmalıktır. En eski kabilelerden biri olan Khoisan kabilesi insanlarına ya da Karadeniz'de, Kürdistan'da tarım yapamayan ve balıkla, hayvancılıkla beslenebilen insanlara bunu derseniz, hele hele et ile özleştirilen Tatar milletine bunu derseniz, neden bahsedildiğini anlamayarak muhtemelen şöyle tepki vereceklerdir: “Şunu bir daha anlatır mısın?“

Geçenlerde Veganların arasından birinin yine çıkıp kendini, "Ben insan sevmeyen bir veganım!" diye tanıttığını bile hatırlıyorum. Bu söylem karşısında haliyle şöyle bir afallamıştım. Bu kişilerin inançları öylesine keskindir ki, kendilerini eğer bir kez daha insanların arasına dönme umudu olmaksızın, vegan olarak beslenemeyecekleri kesin olan ıssız bir adada dahi bulsalar; etçil beslenmeyi istemeyip, açlıktan ölmeyi tercih edecek kadar ileriye gidecek durumdadır. 

"Bir Mideyi Doldurmak"
Peki, böyle düşünen insanlarla ne yapabiliriz? Yapılabilecek şeylerden biri bilimsel değerlere başvurmaktır. Çünkü veganlık, bilimsel anlamda da oldukça batık bir temellendirmeye sahiptir. İnsanın evrimsel biyolojisine baktığımızda, neredeyse kuşkuya yer kalmaksızın "omnivor" (hepçil) beslenen bir canlı olduğu ortadadır. Bir kere insan eğer otçul olsaydı et yiyemezdi. Bu konuyla ilgili söylenebilecek en basit, sade, temel kanıt budur. Çünkü sindiremeyecek ve midesi eti kabul etmeyecekti. Fakat zamanla sindirmesi kaçınılmaz oldu. Bunun kanıtını da zaten "Homo habilis" ile beraber etçil beslenmeye geçildiğinde, bu beslenmeye alışmaları için belli bir süre geçmesi gerekmiş olduğundan biliyoruz. (Çiğ ete alışamamaları, ilk başta mikrop ve hastalıklarla karşı karşıya kalmaları fakat çiğ et yemek ile hayatta kalma arasında dengenin etten yana bozulması vs.) Çünkü bu beslenmeye geçilmesi demek, bütünüyle yeniden düzenlenmiş sindirim sistemlerine sahip olunması gerektiği demektir. Bu da "Homo erectus"un eti pişirmek için ateşi bulmasına kadar muhtemelen aralıklı olarak sağlıksız bir şekilde devam etmiştir. Şimdilik konuyla alakalı olarak bu makalemde daha fazla  evrimsel biyolojiye ve diğer bilimsel konulara yer vermeyeceğim, çünkü zaten hali hazırda derli toplu ve oldukça başarılı kanıtlara ve argümanlara sahip bilimsel bir eleştirisi ve olumsuzlanması, "Evrim Ağacı"'nın internet sitesinde bulunabilir bir halde ve mutlaka okunulması gerek. Bu araştırmayı makalemin sonunda okuyucalara sunacağım. Bu konudaki okuyacağımız bilimsel verilerin bizi, veganların sahip oldukları büyük yanılgının ve bilim dışılığın olası kaynağına götürecektir.

Günümüz savunucularından elbette veganlığı destekleyenler de bulunmaktadır. Peter Singer, Carol Adams gibi düşünür ve yazarlar bunların arasında en önemlilerindendir. Singer, hayvan haklarına karşı derin bir duyarlılık gösterirken, diğer yandan da makalelerinin birinde sakat çocukların öldürülmesinin insan öldürmek sayılmayacağını ve hatta yanlış bile sayılmayacağını savunan Princeton'lı bir bilim adamıdır. Hayatının neredeyse yarısını doğal olarak omnivor(hem etçil hem otçul) geçirdikten sonra etik bir duyarlılıkla beraber ateşli bir hayvan hakları savunucusu haline gelmiştir. Keza, Carol Adams'da kitabında kadınları ve hayvanları bir çizgide tutup değerlendiriyordu. Erkek egemen toplumun hayvanlar ve kadınlar üzerinde etkilerinden söz ederek, sözde acıklı bir bağlantı kurmaya çalışıyordu. Elbette ben bunun tam olarak ne anlama geldiğini anlayamıyorum, çünkü ben veganlığın Ted Bundy'siyim. Birçok felsefeciye eğer en sağduyulu ve en gerçekçi bilim insanı kim diye sorarsanız bir kısmı Peter Singer ya da Carol Adams diye cevap verecektir, diğer önemli büyük bir çoğunluk da bu sorudan pek hoşlanmadıklarını söyleyecektir.

Sonuç olarak bu konu bizi insanların ahlaki evrende yapmaya meyilli oldukları hareketlerin kaynağına götürüyor. Kısacası Veganizm'in bu durumda, insanlığın refahını hiç de mükemmelce iyileştirmeyen olumsuz bir ideoloji türü olduğu ortaya çıkıyor. Eğer keşfetmemiz ve farkına varmamız gereken bir şey varsa o da, bilimsel bir şekilde insanlığın refahına ilişkin soruları cevaplayan gerçek verilerin olması gerektiğidir.


- İlker Çağatay AŞIK.

_________________________________

Vegan ve Vejetaryen beslenme ile ilgili okunulmasını tavsiye ettiğim makaleler:

1- İnsanların Beslenme Alışkanlıkları, Vejetaryenlik, Etçillik, Obezite ve Evrim
2- Bir Mideyi Doldurmak...
3- Bitkilerin Tehlikeye Verdiği Tepki

___________________________


http://ilkercagatayasik.blogspot.com

https://twitter.com/IlkerCagatay

http://www.greenernautilus.com/
http://evrimagaci.org


58 yorum:

  1. İnsanların Beslenme Alışkanlıkları....

    YanıtlaSil
  2. Kendimi bildim bileli et yiyen, muhtemelen de hayatımın sonuna kadar et yemeyi sürdürecek biriyim.

    Son zamanlarda veganlıkla ilgili bir kaç şey okudum. Bir süredir de üzerine düşünmekteyim. Açıkçası yazını da, veganlığın yanıldığını düşündüğüm ve yazdıklarının bunu desteklemesi için okudum. Ancak okuduğum en kötü vegan yanlısı yazılardan farksız bulduğumu söylemek isterim. Keşke başlıkta dediğin gibi veganlığın yanılgılarından bahsetseymişsin, veganların ne kadar kaka insanlar olduğundan değil. Mantıksal safsataları okumanı, yazılarında da uygulamanı tavsiye ederim. Zannediyorum Evrim Ağacı'nın sitesinde de olacaktı.

    Kimi popüler vegan savunucuların aslında ne mal olduklarını göstermen(!), veganlarla yaşadıklarından veganların ne kadar kötü insanlar olduklarını farketmen veganlığın yanıldığı anlamına gelmez. Buna karşın kullandığın görsellere ve argümanlara bakıyorum da çoğu aslında veganların fikirlerini desteklemek için kullanılabilecek şeyler. En azından kürk kullanacağıma vegan olurum daha iyi! Bir insana sopayla vurmak zorbalıktır ancak bir hayvanı derisi için katletmek katilliktir.

    Veganlığı değil, veganları anlattığın şu yazındaki argümanlara da cevap vermek taraftarı değilim. Ben kendime daha iyi soru ve cevaplar arıyor olacağım. Umarım o eleştirdiğin kaka insanlardan değilsindir ve dost acı söyler minvalindeki bu eleştirimin ne kadar yapıcı olduğunu farkedersin.

    Tekrar ediyorum:

    Kendimi bildim bileli et yiyen, muhtemelen de hayatımın sonuna kadar et yemeyi sürdürecek biriyim.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. https://www.youtube.com/watch?v=872Sx1uCx90#t=667

      Sil
  3. Yazının içeriği fanatik müslümanların "Ateistler kedi kanı içiyor, ana-bacı ayırt etmeden seks yapıyor" iddiaları barındıran nefret söylemi tadında olmuş. Sanki veganlarla kişisel bir meselen var ve bu yazıyla da öfkeni kusmuşsun gibi duruyor. İki tane veganı örnek olarak vermene gelince, sana hatırlatırım ki, hapishanelerdeki çocuk tecavüzcüleri ve katillerin hepsi et yiyen insanlar. Sen tüm dünyada iki tane kötü vegan bulabilirken, ben sana birkaç yüz milyon kötü carnivor gösterebilirim.

    Bebekken çoğu anne çocuğunun ağzına köfteleri zorla tıkar, süt içmeye teşvik etmek için çikolatalı vs bir sürü süt üretilir. Aslında damak tadımız bile hayvansal gıdaları reddeder ve bunları yemek içimizde olan birşey değil, öğrendiğimiz bir alışkanlıktır.

    Ben 43 yaşındayım ve neredeyse doğduğumdan beri vejateryenim. Basitçe sevmediğim bir şey benim için iyi olmasa gerek diye düşünüyorum ve damak zevkimin reddettiği şeyleri yemek için kendimi zorlamıyorum. Şu an 1,75 boyunda ve 69 kiloyum. Mesleğim gereği her yıl tam teşekküllü bir hastaneden sağlam raporu almam gerekiyor ve tüm kan değerlerim sanki hala 18 yaşındaymışım gibi. Dışarıdan bakıldığında insanlar en fazla 30 yaşında olduğumu sanıyorlar.

    İnsanlar hayvansal gıdalar için her yıl milyarlarca hayvanı esaret altında tutup boğazlarken, hayvansal ürünleri tüketmeye karşı çıkan aktivistleri şiddet yanlısı gibi göstermek, gezi direnişçilerine terörist diyen faşistlerin pişkinliğine eşdeğerdir.

    YanıtlaSil
  4. Karalama ve iftira dolu bir yazı. Dünya'nın en barışçıl felsefesine karşı yapılmış olan KİŞİSEL bir saldırı.
    Veganlık büyümektedir Dünya çapında ve büyüyen her felsefeye karşı mutlaka saldırılar olcaktır. Bu iyi gidişe bir işarettir vegan akımı açısından.

    Ayrıca reklâmın iyisi kötüsü olmaz. Güzel bir vegan reklâm oldu bu yazı. 'Vegan' kelimesini bilmeyenler şimdi biz veganları öğrendi, tanıdı.

    Teşekkürler

    YanıtlaSil
  5. Çok hoş bir yazı olmuş. Gerçekler kötü olabilir. Fakat onları kabullenmek ise çoğu zaman kötü değildir. İnsanlar kürk giyiyorlar, et yiyorlar diye onlara şiddet uygulamak akıl yoksunluğundan kaynaklanır. Doğa'nın bekçiliğini hiçbir canlı yapamaz.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Siz şiddet yanlılığının ne olduğunu karıştırıyorsunuz sanımca, şiddet zevk için öldürmektir, dediğiniz et de kürk de buna giriyor.

      Sil
  6. İlker, bu yazı dizinin başlığı 'veganlığın' yanılgısı olarak geçiyor, bu açıdan vegan olma durumunun ve vegan felsefesinin eleştirisi üzerinde duracağını tahmin ederek göz attım. (Vegan tarafından bakan biri değilim, sadece veganlığın tartışmaya değer bir konu olduğunu düşünüyorum.) Ancak veganlığın eleştirisinden ziyade 'veganların' eleştirisine odaklanmışsın. Veganlığın 'ne' olduğuna odaklanıp bunu eleştirmekten ziyade, bütün iddialarını veganların 'nasıl bir ruh halinde oldukları' ve 'hangi varoluşsal bilince göre davrandıkları' gibi; olgunun kendisinden bağımsız olarak, o olguya odaklandığı iddiasıyla yaşayan insanların edimlerine indirgeyerek kurmuşsun.

    Bir de bunu;

    ''Bu tuhaf insanların amaçladıkları ise, yalnızca kendi akımlarının gerektirdiği şekillerde, sınırlı ve belirli bir topluluğa seslenmekten ibarettir.''

    ''Bu kişiler her sabah vegan olmanın şiddetli bilinciyle uyanırlar. ''

    ''Ve kendilerine saygı duyulmasını isterler''

    gibi daha çoğaltılabilecek bir çok 'tektipleştirici' (tabi buna bağlı olarak manipulatif) ve nesnel yargı üzerinden yola çıkmışsın. Baya bir ad hominem okudum yazında. Hatta mevzuyu tamamen bunun üzerine kurmuşsun görünüşe göre. O bakımdan da son paragrafta açıkladığın sonuca bizi ulaştıracak güçte bir argüman sunamamışsın yazı boyunca.

    Başlığını attığın konuyu tartışıyor olduğunu görmeyi ve öyle bir yazıyı okumuş olmayı umardım. Tektipleştirilmiş bir vegan profili üzerinden, edimlerin meşruluğu ve şiddete başvurulmasının sorgulanmasının bize tartışma vaadinde bulunduğun başlığın özünden çok çok uzak bir yerde durduğunu düşünüyorum.

    YanıtlaSil
  7. Evet, kısmet eleştirinize katılıyorum. Bu "Yanılgı" içerisine bir çok konuyu sokma girişiminde bulundum. Yani evet, daha çok eleştirel yaklaştım, fakat yazıma, "Veganların Eleştirisi" diye bir başlık atsam da, bu bir şeyi değiştirmeyecekti. Aslında yazımın içeriğinin, kullandığım "Yanılgı" kavramının geniş kapsamına dahil olduğunu düşünüyorum. Ve aynı zamanda "Veganlık" , Veganların kendilerinin sahip olduğu niteliktir zaten. Vegan ya da Veganlık'ın çok farklı anlamlar yarattığını düşünmüyorum.

    Çoğu zaman birçok şeyde, gündelik konularda ve herhangi metinlerde "ad hominem" e sıklıkla rastlayabiliriz. Benim yazımda da "ad hominem" hatasına düştüğüm yerlerin farkındayım, fakat bu hatalar eğer, bir fikrin gerekçelendirilmesi aşamasında zorunlu olarak, kaçışı olmayan sınırlar çiziyorsa, ben o kadar da problem olmayacağının kanaatindeyim. Çünkü bu şekildeki tutumlarla sınırlı bir şekilde her şeye kuşkucu yaklaşırsak, her okuduğumuz şeyde, her kitapta, her metinde, James Joyce'da, Thomas Mann'de de "ad hominem"e rastladığımızda, yine de bu bir argümanın, bir fikrin içerisini bazı zamanlarda o kadar da boşaltmayabilir.

    Son olarak, ilk paragraftaki eleştirini yine kabul ediyorum, tam olarak o niyetle yazdım bu yazıyı. Argümanlarıma gelince; üzerinde düşünüp, oldukça soruşturup, kendimden bağımsız bir kanaate bağlı kaldığımı, nesnel olduğumu, bilimsel olduğumu düşünüyorum. Ama bu kanıtlamalarımın, veganlar ya da diğer kuşkucular tarafından çok ikna edici bulunmayacak olsa da, veganların ya da diğer kuşkucuların sundukları kanıtlamaların, kendi kanıtlamalarıma göre daha zayıf temellere dayandığını belirtmem yerinde olacak.

    Önem verip ilgilendiğin için, eleştiri ve yorumlarını belirttiğin için teşekkürler, Cengiz Taskin

    YanıtlaSil
  8. (bkz: sıvamak)

    YanıtlaSil
  9. mantıklı gibi görünüp dünyanın en absurd ve saldırgan fikirlerini içinde barındıran bir saçmalama olmuş tebrikler. vegan olmanın yanından geçmem, tam bir etçilimdir. ama benimkisi alışkanlık. en azından yaptığım tercihlerin hiç doğal olmadığının ve başka canlılara zarar vermeden de beslenilebileceğinin farkındayım. etçil olmak insanın gözünü bu kadar kör etmemeli. bilimsel verilerle konuşacaksak öncelikle hayvansal gıda tüketmenin insanın biyolojik evrimine katkıda bulunurken yaşadığı doğayı nasıl önü alınamaz bir yıkıma soktuğunu ve bunun insanla birlikte tüm dünyanın sonunu getirmek üzere olduğunu, dolayısıyla burada gerçek anlamda bir evrimden ve iyiyi gidişten bahsedemeyeceğimizi dile getirelim.

    YanıtlaSil
  10. Ciddiye alınmayacak derecede kötü bir yazı olmuş. Aklınla değil de duygularınla yazarsan ortaya böyle kötü sonuçlar çıkıyor işte. Küçük bir çocuğa tebessümle baktığım an ki gibi bir yüz ifadesiyle okudum yazınızı. Ama gene de teşekkürler güzel bir veganlık reklamı yapılmış, veganlığın görünürlüğü sayenizde daha olumlu bir yöne doğru kayıyor. Bunun için çok teşekkürler. Devamını getirrirseniz çok mutlu olurum. Arama motorlarında "vegan" etiketine katkıda bulunmanız bizim için çok önemli. Son olarak hiçbir aklı başında hiçbir insan sizin gibi fanatik etçilleri kaale almaz zaten. Önce biraz kültürlenin ondan sonra makale yazın tavsiyesinde bulunarak buradan ayrılıyorum. İyi akşamlar.

    YanıtlaSil
  11. Bir de Evrim Ağacı'ndan başka referans gösterememeniz zaten ne kadar cahil bir insan olduğunuzu gösteriyor. Bir anektod verip, bu sefer gerçekten gidiyorum: Türkiye'de her 2 karnistten biri Evrim Ağacı'nı kaynak olarak gösteriyormuş hahahahha. Zaten veganlığı hepçillik, etçillik, otçulluk üzerinden tartışan insanlardan fazlası beklenemezdi :) İyi akşamlar tekrardan, çok teşekkür ederim yazı için.

    YanıtlaSil
  12. Açıkçası okurken üzüldüm. Hayatımda gördüğüm en sığ yazılardan birisi diyebilirim. Yobazları da geçtiniz artık... Sizin gibi türcü zihniyet bilimde de dışlanıyor, bilginize. Bilim, sizin gibi kafasına göre yorumlayanlar tarafından ilerlemiyor; objektif bakış açılarıyla ilerliyor. Senin gibiler bilimin Ted Bundy'si bence. Bilimsel bilgileri, taraflı bir şekilde kendi düşüncelerinizi desteklemek için kullanıyorsunuz. Yobazların, bilimsel bilgiyi alıp, Allah'ın varlığını kanıtlamak için yorumlamasına çok benziyor yaptığınız. Hepçil oluşumuz vegan olmak için engel değildir. Önemli olan da budur zaten. Bitkisel beslenmenin en sağlıklı beslenme olduğunu söyleyen bir ton araştırma var. Hem de en prestijli dergilerde yayınlanan araştırmalar bunlar. Geri dönüş yaparsan, bu araştırmaları gönderebilirim size. Ama daha da önemlisi -hep tartışmalarda göz ardı edilen birşey bu- hepçilliği günümüzün gerçeklerine uygun bir şekilde yorumlamamız gerekir. 1 milyon yıl önce et yememiz insanın yiyecek miktarına katkıda bulundu, doğrudur. Ama bugün öyle mi? Bilimin bugün bize söylediği şey, gezegenimizin sürdürülebilir bir yaşama sahip olması için vejetaryen-vegan olunması gerekiyor. Bu konuda bilimsel araştırmalar da mevcut. Veganlığı sanırım 3, 5 kişinin eylemlerine göre değerlendiriyorsunuz? Konu birçok açıdan değerlendirilebilirdi ama siz bunu yapmamışsınız. Tamamen art niyetli bir yazı yazmışsınız. Bu yüzden pek de ciddiye alınacak bir yazı değil benim açımdan. Ben, daha çok bilimsel temelli makaleleri ciddiye alırım. Bir daha veganlıkla ilgili yazarken lütfen bilimden şaşmayın, biz de zevkle okuyalım. Aslında yazıda çok ciddi hatalarınız var ama gerçekten cevap veresim gelmiyor bunlara -çok uzayacağını biliyorum. Bunun yerine size birkaç link göndereceğim. Veganlığın Ted Bundy'si demek, aslında doğanın, insanlığın katli demek olduğunu anlamanız açısından size çok faydalı olacağını düşünüyorum. Buyrun;

    http://www.acikbilim.com/2014/09/dosyalar/kuresel-isinmanin-gozden-irak-kaynaklari.html#comment-4481

    http://www.haberturk.com/yazarlar/neva-ciftcioglu-banes/987831-agzimizdaki-seytan

    http://www.michaelshermer.com/2014/01/confessions-of-a-speciesist/

    http://cowspiracy.com/

    http://okanakinci.com/2014/07/31/evrim-teorisi-ve-turculuk/

    http://www.youtube.com/watch?v=tQlekfaPyaA

    http://www.youtube.com/watch?v=872Sx1uCx90

    http://etsizpazartesi.blogspot.de/2014/09/artan-et-tuketimi-sonucu-acga-ckan.html

    http://www.youtube.com/watch?v=bJLnNoC8guM

    YanıtlaSil
  13. Verdiğin önemli bilgiler için teşekkür ederim Çağatay, ancak konumuzla söylediklerinin hiçbir ilgisi yok. Veganlık nedir önce bunu anlaman gerekir senin. Vegan olduğumuz zaman minimum hasar verdiğimizi iddia etmiyoruz biz. Bu yüzden hep böceklerden, bitkilerden dem vurmanız anlamsız kalıyor. Kendiniz sorular üretiyorsunuz kendiniz cevabını veriyorsunuz. Önyargılı olmayıp veganlık nedir ne değildir diye bir araştırsanız bence daha mantıklı düşüneceksiniz. Bitki hakları, böcek hakları gibi konuları tartışmak verimsiz olurdu. Bu daha çok dinsel, felsefi tartışmaları getirir. Biz doğayla ilgili gerçekçi çözümler üretiyoruz. Bir bitkinin haklarını savunmak duygusal bir yaklaşım olurdu. Sorun ne biliyor musunuz? Olaya sadece canlılık açısından bakıyorsunuz. Bu bir sürü sorun getirir. Ya mikroorganizmalar? Onlar da canlı değil mi? Neden böcek, bitki derken onları işin içine katmıyorsunuz peki. Biz bilimsel davranıyoruz siz ise tutarsız bir şekilde duygusalsınız. Bilimsel olan şudur; En az hasarlı beslenme biçimi tartışmasız vegan olmaktır. Vegan olurken etoloji bilimini dikkate alıyoruz.
    Etoloji biliminin son yıllarda gelişmesiyle biliyoruz ki, artık hayvanlar da bilinç sahibi. Carl Sagan'ın dediği gibi; "Hayvanlar fazlasıyla bizim gibiler." Biz de olan ama hayvanlar da olmayan ne var söyler misin? O zaman hak kavramını neden hayvanlara genişletmeyelim? Bu türcülük olurdu. Biz bilimsel gelişmelere göre davranarak hem vicdani bir şekilde davranarak hem de adil bir şekilde davranarak hayvanları da eşitimiz gibi görüyoruz. Ama siz işin içine böcekleri vs. katarak hayvanları aşağılama çabalarına giriyorsunuz.
    Bir böcekle, hayvanı bitkiyi eşit görmek sözde güzel bir düşünce. Biz de eşit görüyoruz ancak uygulamada işler değişiyor. Etoloji biliminin gelişmesiyle birlikte hayvanların duygularını artık hiçe sayamayız. Eğer hayvanların duygularını önemsemeyip onları yemeye devam edersek bu bizim duygularımızı özel bir konuma getirir. Kendimizi doğadan üstün görmüş oluruz. Bu yüzden çok bilimselseniz eğer, bilimsel gelişmeleri göz önüne alarak onları yemeyin. Diğer türlü kendi duygularınızı hayvanlardan üstün görüyorsunuz demektir.

    YanıtlaSil
  14. Ve bu yorumu siz yazdıktan sonra, sizin değil bizim gibi düşünenlerin duygusal olduğu sonucuna vardınız öyle mi? Gerçekten iyiymiş. Tamamen hatalı ve bilimdışı bir yorumda bulunmuşsunuz. Veganar için söylenebilecek en iyi şey, söylediklerinin ve eylemlerinin bir dizi saçmalıktan ibaret olduğudur. Hayal ürünü bir düşünce. Veganlığı bir dine doğru evriltmeye bile başladınız neredeyse. Siz vegan olun, devam edin. Ama başkalarını vegan olmaya falan zorlamayın, ağızlarına zorla sebze, meyve tıkmayın, bunun haricinde istediğinizi yapabilirsiniz. İsterseniz hergün, brokoli, zencefil ile falan beslenin, ama başkalarını zorlamayın hayatına karışmayın. Düşüncelerinizin hiçbir geçerliliği, bilimselliği falan yok çünkü.

    İyi günler.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. İlker bey acaba mantıklı düşünüp argüman sunmanızdaki engel nedir? Çok mu evrim ağacı okuyorsunuz, oradan mı kaynaklı bu tek taraflı mantıksız, argümansız tartışma? Siz kendiniz pençe ve dişlerinizle avlanıyorsunuz sanırım?

      Sil
  15. Sızın dusuncelerınızın gecerlılıgı ve bılımsellıgı var ıse o zaman dışarı çıkıp bır hayvanı ağzınla yakala kemıklerı kalana kadar çiğ çiğ ye,o zaman eminim tum veganlar et yemeğe başlayacaktır.
    Ayrıca otçul olsaydı et yıyemezdı bunyesı kabul etmezdı yazmışsınız zaten kabul etmıyor siz hıc bır etcılın(aslan,kaplan vs)kolestrol damar tıkanıklığı kalp krızı vs yüzünden olduğunu gordun mu sımdı çıkıp ınsan hareket etmıyor falan gıbı cevaplara gırmeyın cunku o etcıller belgesellerde gordugunuz gıbı sureklı koşmazlar yemek yedıkten sonra gunumuz ınsanı gıbı belkı 10 saat yatarlar.ayrıca bu aralar cok gündemde olduğu ıcın belırtmek ıstıyorum Osmanlı hanedanlığında kac sultan guttan olmuş bır donup bakın derım.

    YanıtlaSil
  16. yazık, gerçekten ne bilimsellik, ne felsefe ne dini bir görüş hiç hiçbir donanım içermeyen bir yazı, bu yazıya yorum eklemem de ki tek amaç ise gerçekten veganlığa dair birşeyler bilmek isteyenlerin ne veganlık ne vejetaryenlik ile uzaktan yakından ilgisi olmayan bu yazıya dair şüphe ile yaklaşmalarını istememdir.

    YanıtlaSil
  17. Çok haklı ve yerinde bir yazı olmuş.

    YanıtlaSil
  18. Şaka gibi bir yazı, hatta keşke şaka olsa da gülsek geçsek. Yazıyla alakalı yapılabilecek tek ciddi yorumun, sadece bir ''yazık'' olduğu açık.

    YanıtlaSil
  19. "nükleer facialar, artan çevre kirlenmesi, karbondioksit yoğunlaşması, küresel iklim değişiklikleri ile pek ilgilenmezler. Bu daha önemli doğa fenomenlerinden azade yaşamak, toplumsal duyarlılığın bu ateşli temsilcilerinin içine düştüğü korkunç tutarsızlıkları gözler önüne serer. "

    kardeş farkında mısın bilmem ama kendin çalıp kendin oynuyorsun. şu ifadeler resmen zırvalıktan ibaret. sonrasını satır satır okumadım zaten, hızlıca göz gezdirdim. evrimağacındaki uyduruk radikal söylemlerini ve hepçillik klişesini eklemiş olduğun ezberci yazı gerek birikim gerekse üslup açısından baştan aşağı fiyasko. bence birakın şu yazma çizme işlerini. çünkü beceremiyorsunuz.

    YanıtlaSil
  20. Efendilerinin sana aşıladığı türcülük ideolojisinin etkisinde kalmışsın ne yazık ki. Tam bir insanmerkezci yobazısın. Vakit ayırıp uzunca bir cevap yazmaya bile gerek görmüyorum. Sadece şu linki buraya bırakıyorum:

    https://tr.wikiquote.org/wiki/T%C3%BCrc%C3%BCl%C3%BCk

    YanıtlaSil
  21. Doğayla ve hayvanlarla ilgili görüşlerin vahim. Sana "Carl Sagan - Milyarlarca ve Milyarlarca" kitabını önerebilirim ancak.

    YanıtlaSil
  22. Bir faşistin günlüğü adlı çalışma. Buna makale bile diyemiyorum. Hitler seninle gurur duyuyor çocuk. Bilimi ağzına alıp onu kirletmeseydin bare.

    YanıtlaSil
  23. Veganlikla ilgili okudugum en sığ yazı.saçmalık dolu.

    YanıtlaSil
  24. ÇOK CAHİLSİN KEŞKE ÖLSEN:(

    YanıtlaSil
  25. Bilimsel? Makale? Kaynak? Ahahaha iyi güldüm :D Evrim Ağacı gibi kaynaksızca hayvan yemeyi övgüleyen sayfaları okuya okuya zihinler iltihap kaptı bu gençlerde :D İnceden inceden nasıl da nefretini kusmuş canım ya. "Damak zevkim, geleneklerim vb. için hayvan katlediyorum" diyemeyen bu zavallılar bilimselliğe tırnak kadar yaklaşamayan zırvalarla kitlelere ulaşmaya çalışıyor :D Sağda bir de bağış toplamaya çalışması... ajshsdjh tam bir ezik ya of "Zaten kendimize yapılmasını istemediğimiz bir şeyi başkasına ya da başka bir canlıya yapmak etik açıdan doğru değil." yazmış bir de kendi kendini çürütmüş asjhjdsg :D Bu gibi insanlar Darwin, Tesla, Edison, Einstein, Carl Sagan, Dawkins, Da Vinci, Pitagoras gibi bilim insanlarının düşüncelerini yok sayıp bağırsaklarından ürettikleri fikirleri ortaya sıçıyorlar adeta... İnsanın düşünenini, ahlaklısını, edeplisini, okuyanını severim; kısacası masumunu severim, neden her insanı seveyim ki bu arada :D Kimseye nefret kusmadım "vegan değil" diye! Ancak yol gösteririm, çünkü gittiğim yolun %100 doğru olduğunu biliyorum hem doğa için, hem hayvanlar hem de insan sağlığı için... Hem de bilimsellikle %100 kanıtlarla... Benim "canım" dediğim insanlar karşımda hayvan-hayvansal ürünler yiyor... Değişim zaman ister, ha bugün ha yarın; zaten "sabır" bir erdemdir. Eğer aydınlık bir yolun yolcusuysanız cahillerin sözleri zaten size teğet geçer. Ancak bu tür "uğursuz"ların yazılarını eleştirmemek de yapılan yanlışı onaylamak benim gözümde, bu yüzden zaman ayırıp yazdım...

    YanıtlaSil
  26. Cevabımda yazınıza dair kişisel bir eleştiride bulunmayacağım. Zira siz “Zaten kendimize yapılmasını istemediğimiz bir şeyi başkasına ya da başka bir canlıya yapmak etik açıdan doğru değil.” diyerek kendi kendinizi çürütmüşsünüz zaten. Kişisel zevklerinizden, alışkanlıklarınızdan vazgeçemiyorsanız, etik tutarlılık gösteremiyorsanız lütfen tercihlerinizi kendinize saklayın ve insanları yanlış yönlendirmeyin. Bunu yaparken de Evrim Ağacı’nı yetkin bir bilimsel merciymiş gibi referans göstermeniz gülünç oluyor artık. Veganlığı salt bir diyet gibi göstererek ya da vegan olarna insanları sanki hepsi tektipmiş, sanki böyle bir örgüt yahut tarikat falan varmış gibi “veganlar” başlığı altında toplayarak manipüle etmekten de vazgeçin artık.

    "Nükleer facialar, artan çevre kirlenmesi, karbondioksit yoğunlaşması, küresel iklim değişiklikleri ile pek ilgilenmezler. Bu daha önemli doğa fenomenlerinden azade yaşamak, toplumsal duyarlılığın bu ateşli temsilcilerinin içine düştüğü korkunç tutarsızlıkları gözler önüne serer. "

    Sandığınızın ve insanları inandırmaya çalıştığınız şeyin aksine, hayvan özgürlükçüsü ve veganlar şu veya bu şeye koşullanmış fanatikler ya da romantikler değildir. Bizler başta hayvan özgürlüğü olmak üzre, doğa hakları ve sürdürülebilirlik, kadın hakları, LGBTİ hakları gibi savunuları da benimsiyor ve mücadele ediyoruz. Örnek olarak hayvan ve hayvansal gıda tüketiminin (özetle hayvancılığın) gezegen için sürdürülebilir olmadığına dair;

    https://www.foeeurope.org/sites/default/files/publications/foee_hbf_meatatlas_jan2014.pdf

    Çevirisi için; http://t24.com.tr/haber/her-sey-bir-kilogram-et-icin,248100

    Gelelim hayvan özgürlüğü hareketini ve veganlığı manipüle etmek için uydurulan mitlere...

    Mit: “Et ya da hayvansal gıda tüketmek protein alımı için şarttır. Hayvansal gıdalar bu bakımdan bitkilerden daha üstündür.”

    Cevap: Dünyanın beslenme konusundaki en yetkili kuruluşu The Food and Nutrition Board of the National Academy of Sciences “Ellerinde bitkisel protein karışımıyla beslenen kişilerin mutlaka hayvansal protein almaları gerektiğini söyleyecek yeterli delil olmadığını” açıkladı. Ayrıca Beslenme konusundaki en yetkin sağlık kuruluşlarından biri olan Amerikan Gıda ve Beslenme Akademisi'nin (US Academy of Nutrition and Dietetics) vegan beslenmeyle alakalı yayınladığı rapordan;

    “Amerikan Beslenme Derneği’nin kanısı, vegan ve tam vejetaryen de dahil uygun biçimde planlanan tüm vejetaryen beslenmelerin sağlıklı, gıda açısından yeterli ve belli hastalıklardan korumada ve onları iyileştirmede fayda sağlar nitelikte olduğu yönündedir. İyi planlanmış vejetaryen beslenmeler, hamilelik, emzirme, bebeklik, çocukluk ve yetişkinlik gibi hayatın her evresindeki bireyler ve sporcular için uygundur.”

    Ek olarak; Proceedings of the National Academy of Sciences dergisinin, et ve diğer hayvansal gıdaların kanserle olan ilişkisine dair yayınladığı araştırma;

    http://www.pnas.org/content/112/2/542.full?sid=e8c81aec-e40d-4635-97f1-e59f34071d3a

    Çevirisi için; https://gaiadergi.com/kanser-ve-et-tuketimi-arasindaki-bag-yapilan-son-arastirma-ile-kanitlandi/


    Ek olarak;
    http://www.doktormurat.net/makale/1205/hayvansal-proteinler-ustun-mu

    ve Dr. Murat Kınıkoğlu’nun vegan beslenme ile ilgili kitabı;

    http://www.idefix.com/kitap/vegan-beslenme-murat-kinikoglu/tanim.asp?sid=XP54ACDFMB3BLXZ810PL

    YanıtlaSil
  27. Mit: “Zekamız et yediğimiz için gelişti.”

    Cevap: İnsan beyninin büyümesi et yemeye bağlı olsaydı, bizden çok daha fazla et yiyen etçillerin beyinlerinin insan beyninden büyük olması gerekirdi. İnsan beyni 1200-1450 gramken sadece etle beslenen aslanların beyni 260 gramdır. Ot yiyen gorilin beyni (500 gram) et yiyen aslanın beyninden büyüktür. Ağırlık olarak insan beynine en yakın olan hayvanlar yunuslar olup, sadece bitkiyle beslenen fillerin beyni bizden büyüktür. Balık yiyen kutup ayılarının beyni de 500 gramı geçmez. İnsan beyni yakıt olarak et değil nişasta-şeker kullanır. Tükettiğimiz glukozun % 25’i beynimiz tarafından harcanır. Buna karşılık hayvansal besinlerde glukoz değil yağ ve protein bulunur. Bu yüzden de et, yumurta gibi hayvansal gıdalar beyin için iyi bir yakıt değildir. Vücudumuz hayvansal gıdalarda bulunan amino asitlerin yarısını kolayca glukoza çevirirken kalan yarısı ketoacide dönüşür. Papua New Guinea’da yaşayan insanlar enerjilerinin % 90’ını sadece patatesten almalarına ve çok az miktarlarda hayvansal gıda tüketmelerine (günlük yağ alımı 6 gramın altındadır) rağmen sağlıklı beyinlere ve akıllı çocuklara sahiptirler. Evrimsel süreçte insan beyni et yediği için değil nişasta içeren kök bitkiler yediği için ve besinleri pişirmeye (salt eti pişirmeye değil, “besinleri” pişirmeye başladığı için!) başladığı için gelişti.

    https://www.ted.com/talks/suzana_herculano_houzel_what_is_so_special_about_the_human_brain?language=tr

    Mit: “Hayvanlar aptaldır. Gelişkin zekaya sahip tek tür insandır.”

    Cevap: "Bin yıldır, her türden yetkili makamlar -dinlerden, seçkin otoritelere kadar- rahatsızlık verecek şekilde insanların, hayvanlar aleminde en zeki varlıklar olduğu fikrini tekrar ediyorlardı. Ancak, bilimin bize gösterdiğine göre hayvanlar, insanlardan üstün bilişsel yeteneklere sahip olabilirler."

    İlgili çalışmalar; http://phys.org/news/2013-12-humans-smarter-animals-experts.html

    Ayrıca şu da var;

    “İnsanlar bilinç sahibi tek canlı değil; Hayvanlar da insanlarla kıyaslanabilecek derecede bilince sahip. Bu, aralarında bütün memeliler, kuşlar ve ahtapotun da olduğu birçok canlı için geçerli.”

    “Aynı noktada buluşan ortak kanıtlar, hayvanlarda nöroanatomik, nörokimyasal ve nörofizyolojik bilinç durumlarının alt katmanlarının var olduğunu ve hayvanların kasıtlı davranışlar gösterme kapasitesi taşıdıklarını göstermektedir. Bunun sonucu olarak, elimizdeki kanıtlara göre, insan, bilinç oluşturan nörolojik altyapıya sahip tek canlı değildir. Aralarında bütün memeliler, kuşlar ve ahtapot gibi birçok canlının da bulunduğu hayvanda bu nörolojik altyapı bulunmaktadır.”

    “Yapmamız gereken, daha az yıkıcı çözümler bulmak. İnsan hayatı üzerine araştırmalar yapmak için başka hayatları sona erdirmek zorunda değiliz. Hayvan hayatına saygı duyan daha iyi teknolojiler geliştirebiliriz”

    “Sanırım vegan olacağım. Hayvanlar hakkındaki bu yeni bulgulardan, özellikle onların acıyı deneyimlerken yaşadıkları zulümden etkilenmemek olanaklı değil.”

    Bu açıklamayı yapanlar, 7 Temmuz’da İngiltere’nin Cambridge Üniversitesi’nde düzenlenen uluslararası bir konferansta toplanan bilim insanları. “İnsanda ve Hayvanda Bilinç” başlığı altında gerçekleştirilen Francis Crick Anma Konferansı’nda, aralarında Stephen Hawking’in de bulunduğu 15 uzman, bu sonucu kanıtlayacak bilgileri sundular.

    * The Cambridge Declaration of Consciousness, CBS 60

    (Zülâl Kalkandelen - Cumhuriyet Pazar Dergi / 9 Eylül 2012)

    İlgili döküman; https://yadi.sk/i/Z4E7Pv5FhzoK7

    YanıtlaSil
  28. "Nükleer fizik ya da diğer bilimler gibi, sosyobiyoloji de istismara açıktır. Başka insanları öldürmeyi ya da onlara acı çektirmeyi gerekçelendirmek için insanların bahaneleri her zaman olmuştur. Fakat Darwin evrim teorisini ortaya koyduğunda, evrime dayalı akıl yürütme de bu bahaneler gibi istismar edilmiştir."

    Jared Diamond, Üçüncü Şempanze: İnsan Türünün Evrimi ve Geleceği, Alfa Yay., s.114

    Yanı sıra dünya üzerinde yaşamış en zeki insanların ya da günümüzde kabul görmüş kimi bilim insanlarının da hayvanları ve hayvansal gıdaları tüketmenin yanlış olduğunu belirttiklerini görüyoruz.

    “Genel ilkeler adına, sığırı gıda sağlayan bir araç olarak yetiştirmek sakıncalıdır. Kesinlikle sebze yetiştirmek buna tercih edilmelidir ve bu nedenle de vejetaryenliğin, kurulu olan barbar alışkanlık sisteminden övgüye değer bir ayrılış olduğunu düşünüyorum. Bitkisel gıdayla geçinebileceğimiz ve hatta bu yolda çalışmalarımızı avantaja dönüştürebileceğimiz, yalnızca bir teori değil, müspet bir gerçektir. Birçok ırk, neredeyse yalnızca sebzelerden gelen üstün fizik ve güce dayanarak yaşar. Örneğin, yulaf ezmesi gibi bazı bitki besinlerinin, etten hem daha ekonomik hem de mekanik ve zihinsel performans konusunda etten daha üstün olduğuna şüphe yoktur. Dahası, bu tür gıda, sindirim organlarımızı kesinlikle daha az vergilendirir ve bu gıda miktarı bizi daha mutlu ve girişken yapar. Bu gerçekler ışığında, her çaba, ahlakımıza aykırı bir şekilde hayvanların nedensiz yere vahşice katledilmesini durdurmaya yönelik olmalıdır.”

    Nikola Tesla

    “Vejetaryenliğin yayılması kadar insanlığın sağlığına ve dünyada hayatta kalmalarına fayda sağlayacak başka bir şey yoktur.”

    “Artık yağ olmadan, et olmadan, balık olmadan yaşıyorum ve bu şekilde gayet iyi hissediyorum. Daima insanın bir etçil olarak doğmadığını düşünmüşümdür.”

    Albert Einstein

    “İnsan kibirle kendini müthiş bir başarı olarak görür, ilahi bir varlığa layık gibi. Ancak bence kendisinin hayvanlardan geldiğini kabul etmek daha saygıya değer bir şey.”

    “Zevk ve acıyı, mutluluğu ve ıstırabı hissetme kabiliyetleri esas alındığnda, insanlar ve hayvanlar arasında fark yoktur.”

    Charles Darwin

    “Diğer hayvanları köleleştiren, hadım eden, üzerinde deney yapan ve onlardan biftek yapan insanların, hayvanların acı hissetmediğine dair anlaşılması kolay bir eğilimi var. İnsanlar ve “hayvanlar” arasındaki keskin ayrım, eğer biz hayvanları zerre kadar pişmanlık ya da suçluluk duygusu hissetmeden irademize boyun eğdirmek, bizler için çalıştırmak, onları giymek, onları yemek istiyorsak hayati öneme sahiptir.Hayvanlar fazlasıyla bizim gibiler.”

    "Kuşku yok ki çağımızın kimi alışkanlıkları sonraki kuşaklar tarafından barbarca tavırlar olarak görülecek. Torunlarımız, küçük çocukların, hatta bebeklerin anne-babalarıyla değil yalnız başlarına uyumalarında ısrar ettiğimiz; halktan onay alma ya da yüksek siyasi konuma gelebilme uğruna milliyetçi tutkuları alevlendirdiğimiz; rüşvet ve değer yitimine yaşam şekilleri olarak göz yumduğumuz; hayvan beslediğimiz; hayvanları yiyip şempanzeleri hapsettiğimiz; yetişkinlerin rahatlatıcı ilaç kullanımını suç saydığımız; çocuklarımızın cahil yetişmesine izin verdiğimiz için bizden nefret edebilirler."

    Carl Sagan

    "Ben vejetaryen olmak istiyorum. Herkesin vejetaryen olmasını isterdim. 100 veya 200 yıl sonra bugünkü hayvanlara karşı davranış şekillerimizle dedelerimizin kölelere davranış şekillerine baktığımız gibi bakabiliriz. Çiftliklerde ve kesimhanelerde hayvanlara karşı zalimce muameleye karşı çıkmak bizim için çok önemlidir."

    Richard Dawkins

    Son olarak tutarsızlıkla itham ettiğiniz bizler, sizi tutarlı olmaya davet ediyoruz.

    Not: Bu yazıda www.sosyalistforum.net sitesindeki “Hayvan Özgürlüğü” rumuzlu kişinin ilgili gönderisindeki derlemelerden yararlanılmıştır.

    YanıtlaSil
  29. Yazıya getirilen saldırgan ve orantısız yorumlar İlker Bey'i büyük ölçüde haksızken son derece haklı kılmış! Veganlardaki bu saldırganca, dediğim dedik ve karşıt görüşü hiç önemsemeyen tutum beni de de endişelendiriyor. Çevremdeki vegan arkadaşların tavırlarını da göz önüne alarak, diyebilirim ki: Yüksek dozda egosantrizm, et tüketenlere duyulan nefret ve hoşgörüsüzlük, veganlığı eleştirenlere duyulan kin ve uygulanan sosyal linç girişimleri bir "vegan terör örgütü" doğurdu doğuracak! N'olur siz de vejetaryenler gibi sakin olsanız ve veganlığı bir dinmiş gibi yaymaktan vazgeçseniz. Hayvansal ürünler tüketmiyorsanız tüketmeyin, siz böyle bir karar aldıktan sonra kimse sizi zorlayacak değil ama siz de bırakın tüketen tüketsin. Bireysel ve sağlıklı yaşantınızla örnek olmanız çok daha doğru değil mi? Bu şekilde, veganlığın sizdeki iyileştirmelerini gördükçe, daha fazla insan veganlığı KENDİLİĞİNDEN seçecektir zaten. Duygu sömürüsü ve örtülü sosyal baskılarınız veganlığın yayılmasında kısa vadede işe yarıyor gibi görünebilir ama uzun vadede ters teper diye düşünüyorum. Şahsen vejetaryen olmaya meyilli olmama ve yakın zamanda adım da atmış olmama rağmen, veganların abuk subuk yaklaşımları yüzünden mevcut beslenme alışkanlıklarıma devam etmeyi uygun buldum. Vegan olursam da bundan mümkün mertebe kimsenin haberi olmasın isterim. "Veganım ben" diye böbürlenen insanlar o kadar iticiler ki... Önce insan diye ayrı bir canlı türü olmadığını, memeli bir hayvan olduğunuzu kabullenmeniz gerek, çoğunuz bu bilince sahip olmaktan fersah fersah uzaksınız....

    YanıtlaSil
  30. Makalemde bahsettiğim ve bir kısımda özellikle üstünde durduğum, "Veganlardaki saldırganlık ve şiddet" üzerine olan argümanlarımın, yazımın altına vegan köktenciler tarafından yapılan yorumlarla kendiliğinden desteklendiğini ve doğrulandığı görmek beni mutlu etti.

    YanıtlaSil
  31. kahkaha attım ulan bu nasıl makale, bu nasıl üslup? veganlığın yanılgısıymış... hayvanların öldürülmemesi mi yanılgıymış? hayvanları öldürmemek üstünlük, asabilik, terör doğuruyormuş; öldürmek, "normal" görülüyor... bu mantıksızlığa daha fazla dayanamacağım...

    YanıtlaSil
  32. Hitler'in mirasını devraldınız ve bunu gururla taşıyorsunuz. Sözde bilimsel söylemlerinizin ardında yatan ırkçılık ve türcülükten başkası değil. Ojeni de bilimsel yöntem diye savunuluyordu, ırkçılık vs. vs. hepsi bilim adı altında savunuldu. Savaş suçlusu olarak gelecekte hepiniz yargılanacaksınız, aynı nazi suçluları gibi.

    https://www.facebook.com/veganoloji/photos/pb.438549079591550.-2207520000.1443485950./875405715905882/?type=3&theater

    http://hayvanozgurlugucevirileri.com/2012/07/15/hayvanlar-kolelik-ve-soykirim/

    YanıtlaSil
  33. Veganları neden kaale almıyorum. Çünkü her eleştiriye nefretle saldırmaları, bağnaz ve yobaz olmaları. Bu yazıdaki yorumlarda kendilerini çok güzel tasvirlemişler.

    YanıtlaSil
  34. Veganların kaale alınmak gibi bir derdi yoktur. Veganlık; hayvan hakları ve özgürlüğüyle ilgilidir. Veganlara saygı göstermeniz ya da göstermemenizin teorik ya da pratik açıdan herhangi bir önemi yoktur. Asıl önemli olan, hayvanlara duyacağınız saygıdır, yani onlara zarar vermemenizdir. İnsanmerkezci/türcü ve hatta ırkçı (türcülük, ırkçılığı besler bkz: naziler) tutumunuz hayvanlarla ilgili olan bir adalet davasına insanlar üzerinden ahlaksızca saldırmanızı sağlıyor. Veganlardan nefret edebilirsiniz; ama bu size hayvanları öldürme hakkını vermez.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Belli derdin yokmuş. Sizden nefret etmem için kaale almam lazım. Her davranışınızla kendi dediklerinizin aksi halinde davranıyorsunuz, beni ve İlker'i doğruluyorsunuz.

      Sil
    2. Türcülük zaten nefret ve ayrımcılık üzerine kuruludur. Başka bir deyişle, diğer türler veya ırklar üzerinde ayrımcılığı devam ettirebilmeniz için nefret duygusu gereklidir. Siz de her seferinde bunu doğruluyorsunuz. Örnek vermek gerekirse, kürtlerin özgürlüğünü savunan bir Amerikalı, türk ırkçısının gözünde nefret edilmesi gereken bir "dış mihraktır". Aynı şekilde hayvanların özgürlüğünü savunan ve bunun için gerekli mücadeleyi veren veganlar da bir türcü tarafından nefret edilmesi gereken bir varlıktır. Çünkü türcülüğü devam ettiren sistem çarklarına çomak sokuyorlar. Aslında veganlardan nefret etmenizin altında yatan sebep, türcülüğün size sağladığı imtiyazlardan vazgeçmek istememenizden kaynaklıdır. Bu yüzden de veganları sert bir savunma mekanizmasıyla karşılıyorsunuz.

      Sil
  35. "fotoğraftaki sahne yavru fokların kafalarına sopalarla vurularak kürklerinin çalınmasını konu edinen bir mizansen aslında. gerard depardieu'nün fransa'dan gidecek olmasına anlamadan dinlemeden hakaretli yorum atan salaklarla kürklü kadınların gerçekten de caddelerde veganlar tarafından sopalandığını zanneden salaklar aynı kişiler."

    Ha, bir de aktivistin alnında "vegan" yazıyordu sanırım... O kadar çok yazılacak şey var ki aslında. kürk endüstrisine sadece veganlar değil (hatta genel olarak hayvanseverler böyle tek konulu kampanyalara odaklanırlar. veganlar hayvansever değildir) uç bir örnek olacak ama Tayyip Erdoğan'ın bile kürk karşıtı açıklaması vardır. Gerçekten araştırmaktan aciz bir zavallısın. Birkaç hayvan hakları makalesi okuyup bu konu hakkında donanımlı olacağını zannediyorsun değil mi? İklim değişikliğine vs. veganların hassasiyet göstermediğini de iddia etmişsin. Peki kaynağın ne? Veganlık bugün BM ve saygın büyük kuruluşlarca önerilen iklim değişikliği mücadelesi için önerilen en önemli eylem biçimdir. Ve veganlar iklim dğeişikliği protestolarında ilk sırada yer alırlar. Greenpeace vs. şirketleşmiş çevreciler veganlığı ağzına almazken vegan aktivistler bu konuda da büyük mücadele verirler ve insanları bilinçlendirmeye çalışırlar bkz: Cowspiracy. Bir arkadaşın "çok cahilsin keşke ölsen" lafı cuk oturmuş. Bu kadar cahil olupta bu denli yüksek özgüvene sahip olmanız hakkında konuşacak çok şey var. Veganlığı filan geçelim, ciddi bir kişisel bozukluk bu. Tedavi olursun umarım.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Vegan dostlarınızın sayfasında paylaşılmış, kaynak da gösterilmiş. Bana değil, hesabını arkadaşlarınıza sorun. Bir de tabii fotoğraf altındaki iyilik meleği veganların yorumlarını kontrol edebilirsiniz. Veganların birçoğunun utanılacak ve rezil satıcılar olduğunu düşünüyorum:

      https://www.facebook.com/196049917117364/photos/a.245631065492582.72076.196049917117364/570074233048262/?type=3&permPage=1

      Sil
    2. Pet Skandal bir vegan sayfası değil hayvansever sayfasıdır. Veganlıkla ilgili tek bir paylaşımları bile yok. Kimler tarafından yönetildiğini biliyorum o sayfanın; hayvan ticareti yapan sahtekarlar tarafından yönetiliyor ve tıpkı senin gibi hayvan yemeyi dogmatikçe savunuyorlar. Kedi-köpek seven herkesi vegan mı sanıyorsun yoksa? Öyle olsaydı, dünyanın yarısından fazlası vegan olurdu sanırım. Zaten paylaşımda tek bir vegan kelimesi dahi geçmiyor. Kaynak anlayışın Facebook'ta kaynak belirtilmemiş bir paylaşım ve hemen altında kedi-köpekten başka bir hayvanı önemsemeyen hayvanseverlerin yaptığı yorumlar mı yani? Kimin utanması gereken rezil bir satıcı olduğu sanırım artık net olarak anlaşılmıştır. Ahlaksız bir pisliksin. Bir güruh hakkında, hele ki elde tutulur hiçbir kanıt yokken, iftira atmak en büyük faşizmdir. Kaldı ki sen bunu daha da ileri götürüp tüm veganlara yığıyorsun. Sahterkarlıkta, yalancılıkta boyut atlamışsın. İşiniz gücünüz manipülasyon zaten. Midemi bulandırdın.

      Sil
  36. Al Gore Uygunsuz Gerçek adındaki iklim değişikliğiyle alakalı çektiği bir belgeselle tüm dünyanın bu soruna odaklanmasını sağlamıştır ve bu büyük çabaları sayesinde Nobel Barış Ödülünü kazanmıştır. Kendisi bir vegandır, bilginize. Bu sadece spefisik bir örnekti. Veganlarla alakalı ne kadar uyduruk konuştuğunuza dair ufak bir hatırlatmaydı.

    YanıtlaSil
  37. Haklısın kardeşim. Çok iyi araştırmışsın veganları, tebrikler. Ben de araştırdım bu şok videoyla karşılaştım. Bu veganlar satanist! Paris'in göbeğinde insan kesiyorlar!!!!!! "Al sana et" diye de et yiyenlerin suratına fırlatıyorlarmış!!!!!!!!!!!!!!

    https://www.facebook.com/100006560716917/videos/vb.100006560716917/1714407092121298/?type=2&theater

    YanıtlaSil
  38. "Veganlar çok sinirli, terörist, satanist, saldırgan" dedi ve hayvanları kiralık katil tutarak öldürtüp yedi. Bu aynı, "ateistler Allahsız, kafir, terörist, komünist, satanist" dedikten sonra ellerinde palalarla adam kovalayan; IŞİD misali kendi dininden olmayanları acımasızca öldüren müslümanları hatırlatıyor. Tamam, veganlar dediğiiz gibi olsun hadi (siz haklı olun). Peki hayvanların en günahı vardı? Sırf kendi dininden değil diye insan öldüren dincilerle sırf kendi türünüzden değil diye hayvan öldüren türcülerin farkı ne?

    YanıtlaSil
  39. Selamlar. Yazıma gösterdiğiniz ilgi için teşekkürler. Bunun için onur duydum; çoğu kötü ve alakasız yorumlardan oluşsa da. Hayvanlar ile ilgili gösterdiğim etik hassasiyet konusundaki argümanlarımı tam olarak anlayamadığınızı düşünüyorum. Yazıdaki argümanları anlamadığınız için de bu tarz yorumlar yapma girişiminde bulunmuşsunuz anladığım kadarıyla. Ne kadar zor olsa da et yemek ve hayvanların öldürülmesi konusuna hassasiyetle yaklaştığımı fakat bunun önlenmesi için çalışmaların ihtirasla desteklenmesini önerdim. Yazımdaki eleştirilerim et yemenin doğru olup olmadığından çok, gözü dönmüş veganların tutum ve davranışlarıyla ilgili. Ve gördüğüm kadarıyla da bu konuda hala haklı bir pozisyondayım.

    Elbette bir hayvanın öldürülmesi konusuna hassasiyetle yaklaşıyorum. Hayvanlara karşı olan etik hassasiyetlerimiz konusundaki bilimsel ve felsefi yaklaşımlara olumlu fakat veganların yaklaşımlarına olumsuz bakıyorum. Her ne olursa olsun, elbette ki doğru olan tarafta olmak istiyorum. Ancak et yeme konusundaki doğal pratiğimizin bugün için değişebileceğini düşünemiyorum. Bu tıpkı, bir veganın artık insanları veganlaştırdıktan sonra, bir aslanın karşısına geçip, "Artık et yememelisin." demesi kadar imkansız ve işe yaramayacak bir şeymiş gibi geliyor bana.

    Sonuç olarak bana kalırsa, günümüzde "omnivor" olan insanlara karşı öne sürülen, "et yememelisiniz." önermesi bilimsel olarak yanlıştır.

    YanıtlaSil
  40. Aynı zamanda şu linke de bakılabilir, vejetaryenler için olsa da, dolaylı yoldan veganları da ilgilendiriyor:

    http://www.dailymail.co.uk/sciencetech/article-2677858/Bad-news-vegetarians-Plants-hear-eaten.html#ixzz3mrrEII65

    YanıtlaSil
  41. "Singer, hayvan haklarına karşı derin bir duyarlılık gösterirken, diğer yandan da makalelerinin birinde sakat çocukların öldürülmesinin insan öldürmek sayılmayacağını ve hatta yanlış bile sayılmayacağını savunan Princeton'lı bir bilim adamıdır. " zannediyorum ki ciddi bir yanlış anlama yahut manipülasyon var burada. Peter Singer esasında et yemeyi çürütüyordu bu yaklaşımıyla. Eğer aramıza koyduğumuz ahlaki bariyer bizim üstün zekamız(!) ise bu mantıkla yola çıkacak olursak zihinsel engelli bir insanın örneğin bir domuzdan daha az zeki olması onu neden protein kaynağımız yapmıyor? yani nitelikte bir hayvanı öldürmekle bir insanı öldürmekten farklı değildir. tabii bunu sakat çocukların öldürülmesini savunmak olarak algılamak güzel bir bakış açısıymış ayriyetten tebrik ederim. bu Singer'ın vermek istediği mesajın oldukça yüzeysel bir aktarımıydı tabii.
    insan üzerinden ötekileştirme günümüz modern toplumunda görünürde yok oldu ancak hala neden insan olmayan bir hayvanı çoktan çürümüş argümanlara yaslanarak ötekileştiriyoruz? madem hayvan yemek istiyorsunuz bir kulp bulma çabasına girmeyiniz, dürüstçe konformizmin esaretine kapıldığınızı kabul edin.

    YanıtlaSil
  42. En az ana akımın attığı yalanlar kadar ustalıklı yapıyorsun işini. Başarılar.

    YanıtlaSil
  43. Şarlatanlığa soyunmuş bir düzenbaz tarafından kaleme alınmış bu yazı, beni fazlasıyla tiksindirdi.

    YanıtlaSil
  44. Acınası durumdasın. Daha koyduğun fotoğrafın gerçek mi yoksa mizansen mi olduğunu 2 saniyeni almayacak bir Google'lamaktan bile aciz halinle bir de veganlığı eleştirmeye kalkmışsın. Yazık diyorum sadece. Elinde türlü türlü imkanların varken, bu fotoğrafın internete ilk düştüğü anı sadece 2 saniyede ufak bir aramayla bulabilecekken, bunu dahi yapmıyorsun. Mesele veganlık filan da değil, nefret ve şiddet duyguların sorgulama ve araştırma yetilerini de köreltmiş... Bir de o aktivistlerin vegan olup olmadığına dair tek bir bilgi dahi yokken utanmadan sıkılmadan vegan etiketini yapıştırıvermişsin. Zavallısın.

    http://www.elperiodico.com/es/noticias/sociedad/activistas-escenifican-una-caceria-protesta-contra-los-abrigos-piel-675259

    YanıtlaSil
  45. "İspanyon bir vegan aktivist"

    UHSADUASHDASUHDAUDHA Türk işi vegan eleştirisi de böyle oluyor işte. Hala gülüyorum. Biri bana bunun Zaytung yazısı olduğunu söylesin lütfen. EA linkleri de eklenmiş yazıya, mission completed.

    YanıtlaSil
  46. Okuduğum en saçma ve cehalet dolu yazıydı sanırım.

    YanıtlaSil
  47. Bence hepiniz salaksınız xd

    YanıtlaSil
  48. Bence hepiniz salaksınız xd

    YanıtlaSil
  49. Yazı oldukça gülünç. Herhangi bir bilimselliği olmadığı gibi felsefi açıdan da bir argüman taşımıyor. Ama daha da gülüncü; türcü Pet Skandal'ın sırf sayfasına daha fazla beğeni ve paylaşım gelsin diye tiyatral bir eylemi gerçekmiş gibi sunması ve senin de bunu yemen olmuş. Ama senin de amacın zaten kıçı kırık blogunda sansasyonel yaratmak ve ziyaretçi sayısını artırmak olduğu için, böyle bir saçmalığı yazına taşımışsın. Ayrıca velev ki bu haber gerçek olsun, bunu kınamak sana mı düşüyor? Hayır tabii ki. Şiddeti her öğününde destekleyenler, üzerlerine giyenler şiddeti eleştiremez. Önce bir vegan ol, şiddetten arın sonra gel konuşalım şiddet meselesini... Kürk giyenlerin de böyle bir olayda yakınmaya hakkı yok. Kürk giyenler, et yiyenler, süt içenler bu dünyanın en şiddet sever insanlarıdır ve şiddetle asla bir problemleri yok. Dünyanın %99'u vegan değil, bütün şiddetin kaynağı belli. Şiddetle veganlar dışında kimsenin problemi yok.

    YanıtlaSil
  50. auhuahadhuasdsuahda gözümden yaşlar geldi. Ya siz ne anlarsınız veganlıktan, hayvan haklarından falan. Bilmediğiniz konulara girip kendi cahilliğinizi kendiniz ele veriyorsunuz. Tabii tabii bitkiler, kayalar falan da acı çekiyormuş. Protein falan fistan. He he veganlar çok duyarsız (be ileri zeka, veganlık tarikat mı ki herkesi tek tip bireyler gibi ele alıyorsun). Arkaik argümanlarına da ayrıca bir güldüm. Puahahahahahahahaaha

    YanıtlaSil
  51. Başlığını esinledindiğin kitabın yazarına kulak verseydin keşke. Cehalet seviyene acımamak elde değil. Gerçi senin gibi bir troll'ü ciddiye alıp cevap vermek de hataydı ya... https://www.youtube.com/watch?v=_4SnBCPzBl0

    YanıtlaSil